Ana Sayfa SAĞLIK Kadın Sağlığı Premenstrual sendrom (PMS)

Premenstrual sendrom (PMS)

153
0
Paylaş

Premenstrual Sendrom (PMS), genellikle bekar, çalışan ve 35-45 yaş grubundaki kadın popülasyonunda sıklığı daha fazla olmakla birlikte, ortalama %3-30 arası değişen sıklıkta görülür. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Ayşe Serçin Külsoy, menstrual Sendrom (PMS) hakkında belirtilerinden tedavi seçeneklerine kadar birbirinden yararlı bilgilerde bulundu.

 

Başka bir fiziksel veya psikolojik rahatsızlık olmaksızın, adet öncesi dönemde görülen ve şiddeti adetle birlikte hafifleyerek adet sonuna doğru azalan bir sendromdur.

BELİRTİLERİ NELERDİR?

Bu sendromun belirtileri kişiden kişiye ağırlığı değişmekle birlikte sıklıkla gerginlik, huzursuzluk, göğüslerde ağrı, sızı, karında şişkinlik, ödem, öfke krizleri, baş ağrısı, bulantı kusma, kilo alımı, ağlama isteği ve depresyon şeklinde kendini gösterir.

Yapılan çalışmalarda; belirtilerin adet olunca azalmasından da anlaşılacağı gibi, şikayetler hormonlarla özellikle de östrojen progesteron ve serotoninle alakalandırılmıştır.

SINIFLANDIRMA SKALASI

Semptomların şiddetinin hasta yanıtlarına göre sınıflandırılma skalası aşağıdaki gibidir:

0 derece PMS: Premenstrual gerginlik sendromuna ait şikayet yok

1.derece Hafif PMS: Duygu, davranış değişikliği yaşıyorum ama bunlar faaliyetlerime engel olmuyor, aşırı sıkıntı hissetmiyorum.

2.derece Orta PMS: Bu semptom benim işimi etkiliyor, biraz sıkıntı veriyor ama ben işime devam edebiliyorum.

3.derece Ciddi PMS: Bu semptom benim aktivitelerimi sınırlandırıyor ve etkiliyor. Yapmak istediğimi yapamadığım için kendimi sıkıntılı ve gergin hissediyorum.

4.derece Aşırı PMS: Ben ciddi duygu, semptom veya davranış değişikliği yaşıyorum, kendimi çok sıkıntılı hissediyorum. Bu haldeyken hiçbir şey yapamıyorum; yataktan kalmak ya da giyinmek bile istemiyorum.
Premenstrual gerginlik sendromunun şiddetine göre farklı tedavi seçenekleri vardır.

TEDAVİ SEÇENEKLERİ

Basitçe tedaviyi özetlersek:

– Hastalar özellikle adet öncesi dönemde şikayetlerini arttıracağı çalışmalarla kesinleşmiş olan; aşırı tatlı ve aşırı tuzlu yiyecekler ,sigara, alkol ve kahve türleriyle çay alımlarını kesmelidir.

– PMS üzerinde etkisi kanıtlanmış olan günlük 30 dakika yürüyüş, yoga, meditasyon ve nefes egzersizleri yapılmalıdır.

– Bitkisel özlü ve endojen hormonları dengeleyecek olan etkisi bilimsel verilerle kanıtlanmış preperatlar (magnezyum, agnus castus, isoflavonlar, EPO, kalsiyum, D vitamini) hastaların çoğunda olumlu sonuç vererek yaşam kalitesini arttırmaktadır.

    • Daha ağır vakalarda psikoterapi, SSRI grubu ilaçlar, hormon preperatları kullanılabilir.

– Doğurganlık çağının sonlarında olup şiddetli PMS olan, tedaviye yanıtsız vakalarda rahim ve yumurtalıkların alınması operasyonu en son başvurulacak bir tedavi yöntemi olarak değerlendirilebilir.

Op. Dr. Ayşe Serçin Külsoy
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

www.camliktipmerkezi.com
Facebook: @camliktip
Instagram: @camliktip