Ana Sayfa SAĞLIK Şeker Hastalığının Böbreklere Etkisi Şaşırttı

Şeker Hastalığının Böbreklere Etkisi Şaşırttı

146
0
Paylaş

Uzun süredir devam eden diyabetik rahatsızlık, zamanla böbreklerin fonksiyonlarını olumsuz olarak etkilemektedir. Tedavisi doğru yapılmayan ve beslenme alışkanlıkları doğru bir şekilde yapılmayan diyabetik hastaların rahatsızlıkları kısa bir zaman içerisinde diyabetik nefropati yani kalıcı böbrek hasarına yol açar. Bu bozukluk, böbrekler içerisinde yer alan kılcal damarların doku kalınlaşmasını ve esneklik sonucu ile yırtılmasını içerir. Sonuç olarak bu durumda böbreklerin kanı doğru bir biçimde ve düzgün bir biçimde süzme yeteneği zaman ile azalmaktadır. Bunun sonucu olarak da idrar içerisinde protein kaçakları gözlemlenebilir. Ve buna bağlı olarak da kişinin vücudunun içerisinde protein depoları hızla tükenir.

Şeker Hastalıklarında Böbrek Rahatsızlığı Sebepleri

Şeker hastalarında en sık görülen ikinci hastalık şüphesiz ki böbrek yetersizliğidir. Böbrekler kanı temizleyen bir çift organdır. Atıkları filtreler ve temiz sıvıyı damarlar aracılığı ile geri vücuda gönderir. Böbrekler sağlıklı çalıştığı sürece atardamarlar, kan dolaşımında yer alan kanı ve atıkları böbreklere getirir. Böbrekler kirli kan denilen bu kanı süzüp temizleyerek böbrek toplardamarı ile geri vücuda gönderir. Bu işlem saniyeler içerişimde defalarca tekrarlanır. Kirli kan plazması ise idrar dediğimiz sıvı ile vücuttan dışarı atılır. Vücut sağlığını koruyabilmek için proteine ihtiyaç duyulur. Böbrek rahatsızlıkları büyük oranda diyabetik rahatsızlığı olan kişilerde görülür. Yüksek kan şekeri ve yüksek kan basıncı böbreklerdeki filtrelere büyük oranda zarar verir. ve bu da böbreklerin çalışma prensibini bozar.

Diyabetik Nefropati Hastalığında Evreleme

Kan şekerinden kaynaklanan diyabetik nefropati hastalığı genellikle 5 evrede seyreder. Birinci evrede böbreklerde hafif bir büyüme ve filtrasyon hızında bir artış yaşanır. İkinci evre sessiz bir evredir. Beş on yıl sürebilir. Ve böbreklerdeki büyüme ile beraber filtrasyondaki artış da devam eder. Bu iki süreç içerisinde tanı ancak biyopsi denilen cerrahi işlem ile konulabilir. Üç ve dördüncü evre birbirini takip eder zamanla filtrasyon hızında düşüş yaşanır. Bu durumda çoğunlukla hipertansiyon yani yüksek tansiyon rahatsızlığı ortaya çıkar. Son evre olan beşinci evrede ise çoğunlukla böbrekler tamamen işlevini yitirir ve böbrek yetmezliği başlar ve diyabetik hastaların hazin bir sonu olan diyaliz ile böbrekler işlevli hale getirilmeye çalışılır.

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz